Kırk Katır Mı Kırk Satır Mı...
(16.09.2008)    
                                                                   

 

Nükleer santral istemiyoruz.
Vadilerimize hidroelektrik santralı istemiyoruz.
Elektriğe Zam da istemiyoruz…
Bunları istemeyenler Elektrik istiyor; Hem de ucuz istiyor.
Geriye ne kaldı?
Doğal gaz, kömür, petrol yan ürünleri…

Rüzgar ve güneş enerjisi, Termal enerji  vs. Bunlar  hala gelişmekte yani yapsak ta talebi karşılayamıyor…

Elektrik kesintiye uğruyor; gelişmişliğin ölçüsü kişi başına elektrik sarfiyatının yüksekliği ile ölçülüyor bize hızla enerji lazım...

Gel de çık işin içinden. Biz nükleer santral kurmuyoruz ama Çernobil de ikinci büyük zararı da çekiyoruz. Burnumuzun dibinde Ermenistan da  Çernobilden de kötü bir santralın tehdidi altında yaşıyoruz… Dünyada yaşayan insan dışındaki elli milyon canlı formu da çıkıp diyor ki bizde insan istemiyoruz… İnsan menşeli  ölçü tartı ve yargı dünyayı bu hale getirdi. Bize ne elektrik ne de teknoloji lazım ve siz elli milyonda birsiniz bizim dediğimiz olacak.

Buyurun.

Onlar nükleer santral istemeyenlerden daha gerçekçi. Santral istemiyorum diyenler de demeyenlerde bana göre çıkar guruplarına hizmet ediyor. Çünkü tercih edilen yol elektrik istemiyoruz değil istiyoruz ama böyle… Nasıl olursa olsun milyarlarca dolarlık bir sektör ve ranttan söz ediyoruz. Parası ve teknolojisi nükleer yatırıma yetmeyenler yetebildikleri sektörde aslan payı istiyor. Ve herkes taraftarını topluyor; hidroelektrik istemeyiz, nükleer santral istemeyiz, termik santral istemeyiz. Doğal gaz ister misiniz?... Yada mazot…

İnsan dışındaki canlı formları haklı, onlar elektrik istemiyor gerçek çevreciyseniz sizde bunu talep edin.

Yoksa boş yere konuşmayın.

Cemal GÜLAS