Hiçbir çığlık acının karşılığı değildir.
Gerçek acı ya öldürür yada bayıltır canlıyı,
bedenimi etkileyen binlerce olumsuzluğa karşılık ruhum huzur dolu, içimde tarifsiz duygular,
anlamını bilmediğim coşkular var. 

Korkuyorum ki ne söylediğim nede  gösterdiklerim bu coşkunun ifadesi olmayacak.
İçimdeki merak arttıkça  bildiklerimin hızla eridiğini,
bana yetmediğini hissediyorum. Korku yerine merak , yorgunluk adına sonsuz bir inada sahip olduğumu düşünüyorum.
Yaşadıklarımı paylaşamamanın,
gördüklerimi gösterememenin gaygısı yakıyor yüreğimi. Tanrım ne kadar güzel doğa.
Bu güzellik nasıl ürkütür insanı.

Neden?


 

Saatlerdir ulaşmak istediğim tepedeyim.
 Adımlarımın çıkardığı gürültüler sona erince kulaklarımda kalp atışlarımı duyabiliyorum.
Güneş yavaş yavaş bulutların arasında kızararak kaybolurken akşam yeli ana şefkatiyle saçlarımı okşuyor. Terin alnıma yapıştırdığı saçlarım inatla direniyor uçmamak için; birazdan yıldızlar çıkacak.
Bu dağlardaki yalnızlığım içinde dostlarımla aramdaki bağı şimdi onlar sağlayacak.
 Bu anda ne benim onlara elim ulaşır, ne de onların selamı bana.